Steve Jobs hakkında şöyle bir rivayet vardır:

iPod basın duyurusunun arifesinde mühendisler küçük cihazın prototipini Steve Jobs’a getiriyorlar.

Jobs, piyasaları on yıllarca alt üst edecek devrim niteliğindeki bu minik cihazı eline alıyor. Kulaklığı iPod’un jackine sokuyor. Mühendisler gergin bir sessizlik içinde bekliyorlar. Bir şeyler ters… Üstelik Jobs henüz play tuşuna bile basmadı.

Kulaklık jackini çıkarıyor ve tekrar takıyor. Sonra tekrar çıkarıp tekrar takıyor… Grubun
üzerine korku iniyor. Planlanan lansmana sadece birkaç gün var.

Jobs, kulaklığı takınca kulaklık jakının bir klik sesi çıkarmadığına dikkat ediyor.

Leander Kahley’nin anlattığına göre:

“Bu yüzden mühendislere parçaları söküp kulaklığı takınca klik sesi çıkaran kulaklık jakı takmalarını emretti. Bu yüzden adamlar bütün gece ayakta kaldılar ve sabah iPodları gazetecilere ve basına vermek için yeniden paketlemek zorunda kaldılar… Biraz çılgıncaydı. Yani, bu tür şeyleri kim yapar? Kim dikkat edecek?”

Ama son kullanıcılar olarak dikkat ediyoruz. Apple’i severken, macbook’un ışığının hibernate modunda ışığın şiddetinin azalıp sönmesini sevmiştik. Nefes alıp veriyor uyuyor gibiydi. Bu ayrıntılar işte bağlılığı belirler.

Öyleyse, bir dahaki sefer iş bitmeden önce kapanıştan önce kendinize şu soruyu sorun: “Klik sesi nerede?” Ve o sesin orada olması için çabalayın.