Kategoriler
Blog

James Bond Şarkıları Üzerinden Marka Tutarlılığı

Çoğu firmanın maalesef es geçtiği bir konu: marka tutarlılığı. Logonun kullanılması, tutarlılığı sağlamak adına yeterli olmuyor. Renkler, yazı fontları hissiyat, bunları sağlıyor. James Bond şarkıları üzerinden konuyu anlatalım. Hiç James Bond filmi izlememiş olan varsa, kendilerini tebrik ediyorum. “Uzayda bayağı uzun kalmış olmalısınız. Devamını okuyun.

Kategoriler
Blog Yazılar

Markanızın hikayesi vs Hakkımızda

Kurumların “hakkımızda” kısmını veya kendilerinden bahsettikleri herhangi bir alanı, yer tutucu tekst (placeholder) hissiyatı uyandıran tekstlerle bezedikleri zaman, bir fırsat kaçırdıkları düşüncesine kapılıyorum.

Bu yazıda biraz buna eğilip, yazı sonunda da iki marka hikayesi örneği paylaşacağım.

Müşterilere firma olarak kendinizden bahsetmek, markanızın hikayesini anlatmak, belki de bir kez tanınacak şans ve bir daha ele geçmesi zor bir fırsat. Bir tür elevator pitch.

Düşünün oraya kadar gelmiş ve siz ona diğer yerlerde okudukları “işinde lider”, “alanında en iyi” “rakipsiz”  vb vb Ali Desidero cümleleri söylüyorsunuz. Elevator pitch’de işe yarar mıydı, bu basmakalıp cümlelerle müşteri de sizi alır mı tartışılır.

Simon Sinek’in bu videosu ile başlayalım: ( Türkçe Altyazıyı sağ alt köşeden seçebilirsiniz)

Ürün ve servisler günümüzde gittikçe birbirine benziyor. Ürünlerin/servislerin özgünlüğüne uzun süre güvenemezsiniz. Süper bir telefon mu yaptınız? Birisi aynısını yapacak. Bilgisayar mı? Birisi daha iyisini yapacak. Enfes bir çikolata mı? Bileşenler ortada. E-ticaret platformu mu? Çıkmazsa şaşardım. Bir boşluk gördüğünüz bir alanda bir servis mi çıkardınız, mutlaka türevleri çıkacaktır.

Olabilir, tüm bunlar olabilir. Başkalarıyla tamamen aynı ürünleri satan bir bilgisayar mağazası olabilirsiniz, yanınızdakiyle aynı odaları sunan bir hotel olabilirsiniz. Ürünleri günün sonunda birbirine mutlaka benzeyecek, yahut da çoktan benzemiş bir sektörde olabilirsiniz.

O yüzden Simon Sinek’in dediği gibi ürünlerden başlamak yerine kendinizden başlayın. Kendinizi de anlattığınız “hakkımızda”, “vizyon” “misyon” yazılarına bir placeholder/yer tutucu olarak değil de özgünlük için verilmiş fırsat alanları, varoluş sebebinizi, marka hikayenizi anlatma fırsatı olarak değerlendirin derim.

Marka hikayesi yazma fırsatı bulduğum iki proje örneği ile bu yazıyı sonlandırıyorum.

Marka Hikayesi 1 ( Bir Gurme Markası)

ROYALMOND’DAN MEKTUP

Hoş geldiniz,

“Bu web sitesinde bakacağınız tek bir şey olacaksa, o da bu olsun” diyerek bu mektubu ana sayfaya koyduk. Devamını okuyun.

Kategoriler
Blog Kullanıcı Deneyimi (UX)

Kullanıcı Deneyimi: Müşteri Temas Noktaları

Her birimiz iyi ve kötü müşteri deneyimlerini hatırlayabiliriz - bir çevrimiçi satın alma deneyimi, bir tedarikçiden yanıt alma veya ön sıradaki biriyle karşılaşma. İyi olanı hatırlarız ve sonunda ödüllendiririz. Ve vasat ve düpedüz korkunç olanı ise, işimizi başka bir yere götürerek ya da bir bunun nasıl kötü olduğunu çevremize duyurarak tepki gösteririz.

Kategoriler
Blog

Marka Stratejisi 101: Güçlü Şirket Markalaşması İçin Birkaç Temel Bilgi

Amk gibi gazete markası, Rocco gibi Lollipop markasının hayatta kalabildiği bu ortamda Marka stratejisi üzerine bir blog yazısı ne kadar işe yarar tartışılır ama yine de yazalım 😉

Marka Stratejisi Nedir?